“Tüm bunları nasıl yapmış olduğuma hala şaşırıyorum. Bu, cesaretten de ötesi…” 40 yaşında resimle, seramikle yeniden doğan, işini tutku ve sonsuz bir azimle yapan Türkiye’nin ilk çağdaş seramik sanatçılarından Füreya Koral ile tanışma vakti.

Nihan BORA SAPMAZ

İstanbul şu sıralar önemli bir sergiye ev sahipliği yapıyor: Füreya. Çağdaş Türk seramiğinin önemli isimlerinden Füreya Koral’ın cesur ve yaratıcı yolculuğunun anlatıldığı sergi, 28 Ocak’a kadar Akaretler’deki Sıraevler No:16’da devam ediyor.

Döneminin en özel isimlerinden biri olan Füreya Koral, 1910’da İstanbul’da doğdu. 1947 yılında İsviçre’de tedavi görmek üzere yattığı hastanede; teyzeleri Fahrelnissa Zeid ve Aliye Berger’in ısrarıyla desen ve resim çalışmalarına başladı. 70’lerin sonuna dek aile ve arkadaşlarına; vazo, kase, kahve fincanı gibi objeler tasarladı. Bunlar aynı zamanda Füreya’nın geçim kaynakları oldu. Eserlerinin ‘yüksek sanat’ olarak görülmesine karşı çıkan Füreya’nın şu cümlesiyle de dünya görüşünü çok net anlıyoruz: “İstiyorum ki yaptığım çini tabakta en fakir ev yemek yesin. Benim çinilerim herkesin olsun.”

Ayşe Erner, Füreya Koral ve Fahrelnissa Zeid arkada Sara Koral Aykar (Fotoğraf: Ara Güler

Füreya, çiniye de çok meraklıydı. 1950’lerden itibaren çini geleneğine çağdaş bir yorum katmak istedi ve 1960’lardan itibaren sgraffito (kazıma) ve başka tekniklerle, farklı ebatlarda yeni panolar üretti. Seramiğin evlerde ve günlük yaşamda kullanılmasını savunan Füreya, sehpa üzerine veya şömine etrafına panolar da tasarladı. Füreya’nın 1954-1975 yılları arasında Ankara ve İstanbul’da büyük ebatlı seramik duvar panoların bazıları hala varlığını koruyor. Sergide de Çanakkale’den Ankara’ya hala varlığını sürdüren ve şu an ulaşılamayan dış mekan panolarının görüldüğü bir harita mevcut. Bu haritadan da anlaşılıyor ki, Füreya Türkiye’nin dört bir yanı için muazzam işler yapmış.

Anlayacağınız seramiği böylesine hayatımıza sokan ve bunu da büyük bir aşkla yapan müthiş yaratıcı bir isimle karşı karşıyayız. Sergi mekanı, Füreya’nın hayatına usulca dahil olacağınızı ve onu tanıdıkça iyi hissedeceğiniz bir yapıyla tasarlanmış. Sergide; Füreya’nın ürettiği seramik nesneler, tabaklar, porselenler ve duvar panolarının yanı sıra; kişisel fotoğrafları, eşyaları ve ailesine dair bilgi ve belgeler de bulunuyor.

Füreya Koral – Ankara Anafartalar Çarşısı, seramik panolarından bir detay, 1964 (Fotoğraf: Oğuz Karakütük)

Nilüfer Şaşmazer
“Füreya herkese ilham verecek bir figür”

Kale Grubu’nun 60. yıldönümü kutlamaları kapsamında hayata geçen serginin küratörleri ise, Károly Aliotti, Nilüfer Şaşmazer ve Farah Aksoy. Füreya, aramızdan ayrılışının 20. yılında ilk kez böyle kapsamlı bir retrospektif sergiyle karşımızda. Şaşmazer’e, “Füreya Koral’ın hayatında seni en çok etkileyen, şaşırtan detaylar nelerdi?” diye soruyorum, şöyle yanıtlıyor: “Bu işi üstlenen küratörler olarak üçümüzü de en çok etkileyen, Füreya’nın hayata son derece avantajlı bir insan olarak başlamasına rağmen; ailesinin prestijiyle değil, özgünlüğüyle öne çıkması. Bunu yapmasını sağlayan da, yapmak istediklerini her türlü bedeli göze alarak, cesurca hayata geçirmiş, böylelikle bir anlamda kendini doğurabilmiş olması. 40 yaşından sonra sanata başlayan ve 87 yaşındaki ölümüne dek hiç durmaksızın üreten bir kadın olarak Füreya herkese ilham verecek bir figür.”

Füreya sergisinden seramik tabaklar (Fotoğraf: Nihan Bora)

Zeynep Özler
“Füreya, bir kendini gerçekleştirme hikayesi”

Bizim için çok değerli olan Füreya sergisi, klasik anlamda bir sponsorluk projesi değil. Fikir ve projelendirme Kale Grubu’na ait. Yaklaşık bir sene önce Füreya için kapsamlı bir retrospektif sergi hazırlama fikrini ortaya koyduk. Türkiye’nin ilk çağdaş seramik sanatçısı Füreya’yı aramızdan ayrılışının 20. yılında ‘anmak kadar anlamak’ ve ‘anlatmak’ istedik bu sergiyle. Zaten serginin çıkış noktası da bu düşünce oldu. Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay’ın vizyonu ve müthiş desteği olmasaydı bu denli kapsamlı ve Füreya’ya yaraşır bir serginin ortaya çıkması mümkün olamazdı.

Onun seramiğe başlama sürecini, ilk eskizlerini, hastalıktan kurtulup kendisini yeniden yaratma sürecinin izini sürmek, bu dönemde yaşadığı zorluklara rağmen dimdik ayakta kaldığını görmek bizi çok etkiledi. Bu sadece öncü ve özgün bir sanatçının retrospektifi değil, aynı zamanda, ezber bozan bir kendini gerçekleştirme hikayesi. Füreya 40 yaşında kendini seramikle baştan yaratan, sanatın iyileştirici ve dönüştürücü gücünü kendinde cisimleştiren bir figür.

Seramik heykel, Sara Koral Aykar Koleksiyonu

“Nice Füreya’lara ilham vermek istiyoruz”

Füreya Koral’ı anlamak ve anlatmak ilk amacımız olsa da; bu topraklardan çıkacak nice Füreya’lara ilham vermek, seramiği ve tasarımı kitlelerle buluşturmak da serginin hayata geçmesindeki en önemli amacımız. Bu sergi ile Füreya’nın yolculuğuna daha ‘içeriden’ bakmayı ve seramik üretimlerine A’dan Z’ye ışık tutmayı hedefledik. Sanatseverlerle buluşturduğumuz Füreya imzalı fincan, el yapımı defterlerve posterlerin geliri de, Kaleseramik Vakfı (KSV) bünyesinde oluşturulan Füreya Burs Fonu’na aktarılıyor. Bu fon ile seramik eğitimi alan genç kızlarımızın eğitimine destek olacağız.